Pegasus sayesinde gergin gecen bir yolculuk sonucu (bruksel icin onlince check-in yaptigimda aldigim 2 yemek nedense amsterdamdan istanbula geri donus icin alinmis ve ucakta yemege ayri tekrar para vermek zorunda kaldik ve benim geri donmeyecegimi sayarsak bosuna alinmis oldu neyse :)) pasaport kontrolda serdarla beraber girdik, benim onceden italyadan aldigim schengenim vardi, serdarda da fransa daha rahat verdigi icin orda aldigi schengen vardi. belcika sorun cikartabilir diye gergindik ama fransiz kultur de aldigim dersler ise yaradi, kadin bizle fransizca konustu, ben biraz zorlanarak da olsa fransizca cevap verdim ve kontrolu cok rahat gectik ve cok sevindik salak salak :)
bundan sonraki olayimiz. havaalanindan brugge'a nasil gidecegimizdi. orda sevimli sisman bir bilet gorevlisi bize cok yardimci oldu. brukselde aktarma yapmamizi soyledi. yaklasik 20 euro verdik aktarmali bilete, kisi basi icin biraz fazla geldi, hele bir de sonradan kimse bilet kontrolu yapmayinca :))
bruksel central duraginda inip, esyalari 4 euroya koca bir dolaba tikip, kesfe ciktik. cok sakin cok guzeldi. en cok sasirdigim ve hala 2 haftadir avrupa da olmama ragmen alisamadigim olay arabalarin yayalara yol vermesi. sevimli kafeler ve barlar dolu. ve cokca turkun islettigi fast foodcular. delirium cafeye oturup farkli biralari denedik. en cok kwak i begendim.
sonra meydanda gezindik. cikolatacilara agzim sulana sulana bakindim. meshur iseyen cocuk cesmesine gittik. orasi waffleci sokagi gibi birseydi. 1 euroya waffle satiliyordu. bir suru turist siradaydi bizde girdik. ama nutella muz ve cilek de isteyince waffle 3 kusur etti. ama ben boyle guzel waffle yemedim hayatimda. hem yumusak hem citir :) ertesi gunlerde hep ruyamlarima girdi.
sonrasinda da tren istasyonua dogru yola ciktik. 6 trenine binip, 7:15 gibi bruggedaydik.
Ilk yazin hayirli olsun ayrica cok guzel ozetlemissin mervecigim.
YanıtlaSil